KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/16039 E., 2010/1441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde yasal faiz isteminde bulunmadığından tebliğnamede bu yönde yazılan bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2007/8-2-2007/63 sayılı kararında belirtiliği üzere; 466 sayılı Yasa uyarınca haksız tutuklamadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak ve sadece davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde davalı hazine lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi,
2- Hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi gözetilerek, davacı lehine, 1000.00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan tarife hükümlerine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, davacı ... vekili ile davalı hazine vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm kısmından, tarafların kendilerini vekille temsil etmeleri nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin paragraf tamamen çıkartılmak suretiyle yerine “davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/16039, K. 2010/1441, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama