KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/16988 E., 2010/20207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6.3.2006 tarihinde kesinleşen, Adana 10 Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/190 – 2006/1895 sayılı ilamındaki 5237 sayılı Yasanın 206, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 400.00 TL para cezasının kesin olduğu ve 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 305/son. maddesine göre tekerrüre esas olmayacağının anlaşılması karşısında, anılan ilam uyarınca tekerrür uygulaması yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş; adli sicil kaydında yer alan Bursa 10 Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2004 gün ve 2003/504 – 2004/749 sayılı, ....
Asliye Ceza Mahkemesinin 24.2.2004 gün ve 824 – 103 sayılı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.1999 gün ve 543 – 559 sayılı ilamlarında yer alan hırsızlıktan verilme para cezaları ile özgürlüğü bağlayıcı cezanın infaz tarihleri araştırılarak sonucuna göre hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanma koşulları değerlendirilmeden hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları
kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6.3.2006 tarihinde kesinleşen, Adana 10 Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/190 – 2006/1895 sayılı ilamındaki 5237 sayılı Yasanın 206, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan verilen 400.00 TL para cezasının kesin olduğu ve 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 305/son. maddesine göre tekerrüre esas olmayacağının anlaşılması karşısında anılan ilam uyarınca tekerrür uygulaması yapılması gerektiğine ve hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kalması nedeniyle uygulanan indirim oranının belirlenmesine ilişkin Mahkemenin gerekçesi karşısında da, TCY.nın 35/2. maddesinin uygulanması sırasında 1/4 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Bursa 10 Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2004 gün ve 2003/504 – 2004/749 sayılı, Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 24.2.2004 gün ve 824 – 103 sayılı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.1999 gün ve 543 – 559 sayılı ilamlarında yer alan hırsızlıktan verilme para cezaları ile özgürlüğü bağlayıcı cezanın infaz tarihleri araştırılarak sonucuna göre hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanma koşulları değerlendirilmeden hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde güneşin yaz uygulaması da dikkate alındığında saat 17.53 te battığı, TCY.nın 6/1-e maddesine göre de gecenin saat 18.53 te başladığı, sanığın savunmasında olay yerine saat 18.00 ila 19.00 arasında girdiğini belirtmesi ve suç zamanının tam olarak belirlenememesi karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca, eylemin gündüz gerçekleştiği kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden; dosya arasına konulup, yaz uygulamasını yansıtmayan güneşin doğuş ve batış saatlerine ilişkin çizelge içeriğine dayanılarak,
eylemlerin gece gerçekleştirildiği kabul edilip, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın TCY.nın 143/1. maddesiyle artırılmak, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan temel cezanın aynı yasanın 116. maddesinin 2. fıkrası yerine 4. fıkrasıyla belirlenmek suretiyle, anılan suçlardan fazla cezaya hükmolunması;
2-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/16988, K. 2010/20207, 8 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama