KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/18914 E., 2010/1578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2009 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere “kendisine zorunlu savunman atandığından hükümlülerin haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.
Bu durumda zorunlu savunman hükümlülerin lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün hükümlülerin kendilerine de tebliğ edilmesi ve hükümlüler tarafından temyiz dilekçelerinin verilmesi durumunda, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında.
Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2006 günlü 2006/283-342 sayılı uyarlamaya ilişkin ek kararının hükümlüler ... , ... ve ...’a da tebliğ edilerek, sunarlarsa temyiz dilekçesi ve bu konuda ek tebliğnamede düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine Dairemizce karar verilmesi üzerine; yerel Mahkeme tarafından, kararın hükümlülere yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği,hükümlülerden sadece ...'ın temyiz dilekçesi verdiği,diğer hükümlülerin temyiz başvurularının bulunmadığı anlaşıldığından,
hükümlü ... hakkında kurulan uyarlama hükmü ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son..maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; birden fazla kişi tarafından birlikte,geceleyin iş yerinden yazar kasa çekmece kilidini kırarak yapılan hırsızlık eyleminin,yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4,119/1-c.maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması,
2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son,522/1.(pek hafif), 55/3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile anılan suçlar için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254.maddelerinde öngürülen “uzlaşma” hükümleri bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
4-Kısmi iade nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/18914, K. 2010/1578, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama