KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/21581 E., 2010/20806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.
fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince
Sanığın, yüklenen suçu işlemediğini, başka bir olay nedeniyle Cezaevinde oldukları sırada dövdüğü için tanık ...’un, kendisine iftira attığını savunduğunun anlaşılması, istinabe suretiyle anlatımı saptanan yakınanın, sanığın fotoğrafları gösterildiğinde “beni tutan ... olabilir” şeklinde beyanda bulunmuş olduğunun anlaşılması karşısında; olanaklı ise, sanık ve yakınan yüzleştirildikten ve olayın tanığı olan ... dinlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/21581, K. 2010/20806, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama