KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/220 E., 2011/49313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Yakınan kollukta, eşi aracın kapısını açmak istediğinde, kapının açık olduğunu gördüklerini söylediği, sanık ise aşamalarda aracın kapısını çay kaşığı ile açtığını açıkladığı halde; yakınanın duruşmada otomobilin camı kırılarak hırsızlık yapıldığını belirtmesi karşısında; hazırlık anlatımı okunarak yakınandan çelişkinin giderilmesi istendikten sonra,
eylemin 765 sayılı TCY'nın 493/2, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-d maddesine uyup uymadığı değerlendirilmeden hüküm kurulması ile 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki "hafif " veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,
Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek sanığın cezasından indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mevcut duruma göre, keşif sonrası görüşü alınan bilirkişi tarafından, suçun işlendiği aracın cam ve kapı kilitlerinin sağlam ve dayanıklı maddelerle yapıldığının belirlenmesine göre, sanığın eylemi 765 sayılı TCY'nın 493.maddesinin 1.fıkrası kapsamında olacağı ve sanığın eyleminde zamanaşımı gerçekleşmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/220, K. 2011/49313, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama