KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/22430 E., 2012/20317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.
Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin" anlaşılması karşısında.
Mahkemece verilen ilk hükmün sanık ... tarafından da temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.01.2006 tarihli iade yazısı üzerine, sanık ...'nin talimat mahkemesinde CMUK'nun 147. maddesi gereğince haklarının hatırlatıldığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısının okunduğu, Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2006 günlü hükmü; mahkemenin istemi üzerine 12.05.2006 günlü oturumda, baro nöbetçi avukatı olarak atanan savunman Av....
Tarakçı'nın yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içirisinde temyiz edildiği, ancak atanan anılan savunmandan sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından;
1- Sanık ...'ye anılan kararın başvurabileceği yasa yolu, türü, süresi ve mercii sürenin ne zaman başlayacağı ve nerelere ne biçimde müracaat edilebileceği de yazılmak suretiyle tebliği ile bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorularak, süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/22430, K. 2012/20317, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama