KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/22544 E., 2012/21403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Şişli 6.Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlüler ... ve ...'a yönelik kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Şişli 6 Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2005 gün ve 2003/382 esas, 2005/445 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'ya ilişkin ilk hükmün, anılan sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...'un tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ...'ya yönelik kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.
Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında.
Şişli Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 gün, 2006/231-336 sayılı hükmü, mahkemenin istemi üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 150/3.maddesi uyarınca baroca kendisine savunman atandığından habersiz olan sanığın müdafisi olarak atanan Av.... 'ın yüzüne karşı verilmiş ve sanık savunmanınca süresinde temyiz edilmemiş ise de; sanığın 27.04.2009 tarihli temyiz istemli dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede;
Mağdurun, işyerinden çalınan suça konu eşyalarının, değer tesbiti yapılmaksızın, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 522 (pek hafif) maddesiyle cezasından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanığın, yargılama giderlerinden sebebiyet verdiği oranda ayrı sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/22544, K. 2012/21403, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama