KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/23025 E., 2011/7110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 491/3. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 25/08/2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar hakkında önceden verilmiş olan 20.10.2003 gün ve 563-788 sayılı hüküm sanıklar ... ve ... tarafından temyiz olunmaksızın kesinleştiği, sanık ... yönünden ise anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.09.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca
değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, “hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...’ninde yararlandırılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen diğer sanıkların da yararlandırılarak 8.11.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemek olduğu bu nedenle, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığının anlaşılması karşısında.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık ... yönünden genel hükümlere göre sürmekte olan dava ile adı geçen hükümlüler hakkındaki uyarlama yargılaması davalarının farklı hükümlere tabi olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... yönünden ayırma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/23025, K. 2011/7110, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama