KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/24098 E., 2012/23757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'in hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ilişkin Kayseri 4.Asliye Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.10.2003 gün ve 2002/784-2003/1102 sayılı kararı için adı geçen sanık yönünden temyiz yasa yoluna başvurulmamıştır. Anılan kararın diğer sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 20.12.2005 tarihli kararı ile hüküm sanık ... için 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması ve sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerekçesi ile bozulmuş ve bozmadan sanık ...'in de yararlandırılmasına hükmedilmiştir.
Yerel Mahkeme, bozmaya uyulmasına karar verip, yargılamaya devam etmiş, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi çerçevesinde lehe yasa değerlendirmesi yapmak suretiyle sanık ...'in 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 61, 522/1 (pek hafif), 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4/2 ve 6. maddeleri ile 1.062 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine hükmetmiştir. Mahkemenin bu hükmü sanık ... savunmanı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur. Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile
cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir. Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. , sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Hal böyle olunca,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/24098, K. 2012/23757, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama