KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/25208 E., 2013/153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın hırsızlık suçunu, yakınanın evinin giriş demir kapısının göbek kısmını söküp tahta kapıyı da sert bir cisimle zorlamak suretiyle açarak işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 151/1.maddesi uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması yerinde ilavesi mümkün görüldüğünden; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 132.maddesinde düzenlenen arkadaşının bir şeyini çalma suçunun “sırf askeri suç” niteliğinde olmaması nedeniyle anılan ilamın tekerrüre esas olduğu halde, 5237 sayılı TCY'nın 58.maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/1.maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun, 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/25208, K. 2013/153, 14 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama