KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/29814 E., 2013/2930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.
Maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde,
bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 58.maddesi uyarınca suçta tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte ilamların bunlar ilgili uyarlama yapılıp yapılmadığı ve infaz edilip edilmediklerinin ve infaz edilmişlerse infaz tarihleriyle birlikte duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması ve sanığın hangi hükmü nedeniyle mükerrir sayılacağının denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilmesi gerektiği bir yasa normudur.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği bir yasa normudur. Dosyada bulunan sanığa ait adli sicil kaydı incelendiğinde sanığın sabıkasındaki Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2005 gün 2005/48-116 sayılı 5 ay 25 gün hapis cezasına ilişkin eski hükümlülük kaydının tekerrüre esas olabileceği anlaşılmasına karşın karar yerinde gösterilmemesi,
2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılarak yerine 53. maddesiyle ilgili olarak,
“Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” 58. maddesiyle ilgili olarak ise, “sanığın sabıkasında yer alan ve tekerrüre esas tek ilam olan, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2005 gün, 2005/48-116 sayılı 5 ay 25 gün hapis cezasına ilişkin kararın mükerrirliğe esas alınmasına,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/29814, K. 2013/2930, 21 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama