KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/30096 E., 2011/40158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2009 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlünün olay günü saat 16.00 sıralarında, yakınanın evine mutfak pencere camını kırarak girip, suça konu pek hafif sınırları içinde kalan eşyayı çaldığı sabit görülerek ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 10. CD.sinin sanık savunmanının temyiz isteminin reddine karar verilmesiyle kesinleşen 20.11.2003 günlü kararıyla.
765 sayılı TCK’nun 491/4, 522/1, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 581.520.000 TL ağır para cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; aynı yasanın 142/1-b, 145, 31/3, 50. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası verileceği ve bunun da paraya çevrilmesi durumunda 765 sayılı TCY.nın hükümlü yararına olduğuna dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-Hükmün gerekçesinde, hükümlü yararına olan yasanın belirlenmesi amacıyla 5237 sayılı Yasa uyarınca verilmesi gerekli ceza belirlenirken;
a)5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 491/4 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturabileceği gözetilerek, her bir eylem için denetime olanak sağlayacak biçimde 5237 sayılı TCY hükümlerine göre verilmesi gerekli cezanın gösterilmemesi,
b)5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3)Hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması zorunluluğu;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/30096, K. 2011/40158, 28 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama