KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/3154 E., 2010/321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... ve hakkında verilen hükmü temyiz etmeyen sanık ...’nun yüklenen suçu işlemediklerini savunmaları, 04.08.2003 tarihli Yakalama, Zapt Etme, Teslim ve Tesellüm Tutanağı’nda, olay yerinden üç kişinin kaçtığının görüldüğünün belirtilmesi, tanık ...’ın ise kolluk, Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi ve Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ifadelerinde, site içerisinde iki kişiyi gördüğünü bildirdiğinin anlaşılması karşısında; tanık ... ile anılan tutanak düzenleyicileri ..., ... ... ve ... dinlenerek, suçun üç kişi tarafından işlenip işlenmediği hususunun duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip sonucuna göre sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 491. maddesinin “son” fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Sanığın, hakkındaki hükmü temyiz etmeyen ... ile birlikte yakınana ait sandalyeleri suça konu araca yükledikleri sırada olay yerine gelen kolluk görevlilerini görmeleri üzerine bir şey alamadan kaçtıklarının anlaşılması karşısında; eylemin tam kalkışma aşamasına ulaştığı gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nun 62. maddesi yerine, aynı Yasanın 61. maddesiyle uygulama yapılması,
3-Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2002 tarih ve 65-228 sayılı imalı ile hırsızlık suçundan verilen 872.416.320 lira para cezasının 01.09.2002 tarihinde yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/2-3. maddesinin uygulanması gerektiği, bunun sonucunda da hükmolunan cezasından aynı Yasanın 522/1. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi,
4-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk (ikiden fazla kişinin suça konu yeri görerek suça katıldıklarının anlaşılması karşısında “son” fıkrası), 62, 81/2-3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 141/1, 35/2, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; ikiden fazla kişinin olay yerini görecek biçimde suça katıldıklarının anlaşılması halinde 5237 sayılı TCK.nun, aksi halde ise 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
5-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı olarak ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/3154, K. 2010/321, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama