KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/7114 E., 2010/14448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/07/2008 tarihli ve 2008/69813 soruşturma, 2008/31356 esas,
2008/19626 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/08/2008 tarihli ve 2008/1058 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin BAKIRKÖY 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/08/2008 tarihli ve 2008/469 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18/02/2009 gün ve 5284 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 12/03/2009 gün ve 2009/051345 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Dosya kapsamına göre, mağdurun kimliği ve iade konusu tespit edilmediğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede hangi hususların bulunması gerektiğinin gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, suçun pazar yerinde işlendiği ve şüphelinin bu nedenle yakalandığı, dosyada mevcut ...
Polis Merkezi Amirliğinin 28/04/2008 tarihli ve 2007/AD-870 sayılı yazısıyla mağdurun kimliğinin tespit edilemediğinin bildirildiği, ancak dosyadaki mevcut delillere göre şüphelinin müsnet suçu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğu gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/4. maddesi uyarınca aynı mahkemenin 2008/602 iddianame değerlendirme sayılı ilk kararında belirtilmeyen iade konusunun tespit edilememesi gerekçesine dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemeyeceği nazara alınmadan,
itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
5271 sayılı CMK’nun 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Yasanın 170/2. maddesinde, soruşturma evresi sonucunda toplanan kanıtlar, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısının bir iddianame düzenleyeceğinin hükme bağlandığı, elde edilen kanıtları yorumlayarak faili ve suç niteliğini takdir ve belirlemenin Mahkemenin görevine gireceği, somut dosyada mağdurun, olayın olduğu pazar yerinde araştırıldığı halde bulunamadığından anlatımının tespit edilemediği,
ancak şüpheliler ... ve ...’nin pazarda alışveriş yapan kişilerin çantalarını yokladıklarını gören tanık kolluk görevlilerinin, şüphelileri takip ettikleri ve son olarak kimliği belirlenemeyen mağdura yönelik hırsızlığa kalkıştıklarını fark edince de olaya müdahale ederek şüphelileri yakaladıkları, yüklenen suçun şikayete bağlı olmadığı ve kamu hukukunu ilgilendirdiği, 5271 sayılı CMK’nun 170/3-c maddesi gereği mağdur ya da suçtan zarar görenin kimliği araştırmalara rağmen belirlenememiş ise de, burada mağdurun kamu olduğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/7114, K. 2010/14448, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama