KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/7966 E., 2012/16011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde konut dokunulmazlığı bozma ve mala zarar verme suçlarından uzlaşmayı kabul etmediği anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde eylemin geceleyin işlendiği kabul edilmesine rağmen ... ceza belirlenirken alt sınırın 1 yıl olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle daha az ceza verilmesi, mükerrir sanık hakkında ceza infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasında; Çankırı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2000 gün 444-297 sayılı ilamı ile Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2004 gün 2004/1149, 2005/21 sayılı ilamından, en ağır olanının yerine her iki ilamında tekerrüre esas alındığının belirtilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler ile 58. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/7966, K. 2012/16011, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama