KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/8076 E., 2012/16562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında, 22.08.2004 olan suç tarihinin 22.08.2005 olarak yazılması, yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
İşlenen suçun sanık tarafından kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; katılanın 22.08.2004 tarihli hazırlık ifadesinin ve aynı tarihli görgü ve tespit tutanağının onaysız fotokopiden ibaret olması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hırsızlık yapmak için katılanın evine giren ve katılana ait çantadan bulduğu anahtarla çelik kasayı açarak içindekileri alan sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK.'nın 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilerek,
765 sayılı TCK’nın 493/2, 522, 81/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 53, 116/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları ile (konut dokunulmazlığını bozmak suçu bakımından 5271 sayılı CMK.'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerekirken, konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden bir değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8076, K. 2012/16562, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama