KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/8474 E., 2012/18614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 Esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz.
Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; sanık hakkında kurulan 15.03.2005 tarihli kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 5320 sayılı Yasanın 8/2.maddesi ve fıkrası uyarınca mahkemesine tevdii edildiği,
mahkemece yapılan yargılama sırasında, sanığın hazır olduğu 13.12.2005 tarihli celsede sanığa müdafi tayini için baroya müzekkere yazılmasına karar verildiği, bir sonraki celse Av. ... Bağaç'ın sanık savunmanı olarak atandığının anlaşıldığı, Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.05.2006 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av....
Bağaç'ın yüzüne karşı verilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan sanık ...'ın haberdar olmadığı ve gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından;
1- Sanık ...'a anılan kararın tebliği ile bu belge (gerektiğinde ihtaratlı tebligat sağlanıp) ve sunarsa temyiz dilekçesi eklenerek, 2- Adı geçen sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımları saptanarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8474, K. 2012/18614, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama