KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/8898 E., 2013/6648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç işlemek için örgüt kurma, hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yasal süresinden sonra ve hükmedilen cezaların sürelerine göre sanık ... savunmanınca yapılan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanık ... hakkında kurulan beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde
Sanık savunmanının temyizi ‘beraat’ kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince temyiz talebinin istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Mahkeme sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin müessesenin uygulanmasına yer olmadığına karar verirken kabul ettiği gerekçenin ve bu gerekçeye ilişkin ölçütlerin, hakimin takdir hakkı çerçevesinde objektif ve subjektif
değerlendirmeye dayandırıldığı ve aynı ölçütlerin, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14.madde ve fıkralarında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yasal koşulları ile örtüştüğü anlaşıldığından, adı geçen sanıklar için tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş;
Sanıkların yakınanın kilitleyerek park ettiği aracın kapısını açıp, düz kontak yaparak hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/1.maddesinin (b) bendi yerine aynı maddenin (e) bendi ile hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 503/1.maddesindeki dolandırıcılık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 157/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 25.12.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/8898, K. 2013/6648, 1 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama