KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/9609 E., 2010/14304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin açıkça belirtilmesi zorunlu olduğu, bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/3, 232/6 ve 40. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tefhim ve tebliği geçersiz kılacağı, yargılama sonucu verilen 14/09/2007 günlü kararda yasa yollarına başvuru süresinin “...tefhim veya tebliğden itibaren 7 gün içinde ... ” biçiminde temyiz süresinin başlama tarihi yanıltıcı şekilde gösterilmiş olması karşısında tebliğin geçersiz olduğu, anılan hükmün bu nedenle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre.
Mahkemenin temyizin reddine ilişkin 19/12/2008 günlü ek kararı hukuki değerden yoksun olup ve sanığın Mahkemesine sunduğu 15/12/2008 günlü temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek 14/09/2007 günlü hükmün yapılan incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/9609, K. 2010/14304, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama