KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/120 E., 2010/18479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Kısmen Beraat - Kısmen Mahkumiyet
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık o yer Cumhuriyet Savcısının bu konudaki isteğinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince tebliğname gibi REDDİNE;
Sanık ... savunmanlarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın olay gecesi yakınanın şoförlüğünü yaptığı yolcu dolmuşunu çalışmakta olduğu hat üzerinde durdurup, yakınanı silah zoruyla indirip yakındaki ıssız bir yere zorla götürüp burada darp ettikten sonra, tekrar dolmuşuna bindirip kendi istediği yere gitmesini söylemesine karşın, yakınanın ne yapacaksan burada yap bir yere gitmiyorum demesi üzerine, dolmuşta bulunan bozuk paraları alıp kaçması biçimindeki eyleminde, yağma suçunun yanında ayrıca yakınanı özgürlüğünden yoksun kılma suçunun da oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi için hakkında bu suçtan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüş;
Yağma suçu, 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, geceleyin ve silahla işlendiği, ayrıca sanığın ana cadde ./..
-2-
üzerinde çalışmakta olan dolmuşu durdurup, herkesin gözü önünde yakınanı silah tehdidiyle aşağı indirip, elindeki tabanca ile kafasına çok sayıda vurup adli tıp raporuna göre, yağma suçunun unsuru içinde kalacak derecede olmasına karşın bir çok kesi, ekimoz, hematom, ödem ve sıyrık geçirecek biçimde yaralaması eylemindeki kastının yoğunluğu, dikkate alınarak, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle bağdaşmayacak biçimde, yasadaki ölçütlerin tekrarı suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan Ankara 7. Asliye Mahkemesinin 2003/1256 – 2004/713 sayılı ilamında yer alan 765 sayılı TCY.nın 456/4. maddesi uyarınca doğrudan verilmiş para cezasının infaz tarihinden sonra, temyiz davasına konu olayın suç tarihine göre 5237 sayılı Yasanın 58/1-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin geçtiği ayrıca bu ilam ile birlikte adli sicil kaydında diğer ilamlarda yer alan cezaların da doğrudan verilme para olduğu ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesine göre kesin nitelikte olup aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacaklarının gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddenin (6) ve (8.) fıkralarının uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan
../...
-3-
...
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/120, K. 2010/18479, 10 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama