KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/12139 E., 2012/3899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yağma suçundan sanık ... ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1, 59/2. maddeleri gereğince 12 sene 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair KÜTAHYA Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2002 tarihli ve 2001/95 esas, 2002/40 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149/l ch, 62. maddeleri uyarınca 8 sene 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 22/06/2005 tarihli ve 2001/95 esas, 2002/40 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 23/03/2010 gün ve 2009/2878/18050 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2010 gün ve KYB/ 2010/88407 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 22/04/2010 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
(Sanık ... ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ RKMİLLETİADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/12139, K. 2012/3899, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama