KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/13231 E., 2013/5853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Kısmen Mahkumiyet, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanık hakkında yakınan ...'e karşı yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında yağma suçu ile ilgili olarak, 5395 sayılı ÇKK.nın 23/1. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, aynı Yasanın 23/7. (5271 sayılı CMK.nun 231/12. md. 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkra) maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı CMK.nın 264/1. maddesi uyarınca sanık savunmanı yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
III-Sanık hakkında yakınan ...’ye karşı yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında yakınan ...'ye karşı yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Zilyet veya diğer bir şahsın teslime veya malın alınmasına karşı ses çıkarmamaya cebir, şiddet veya tehditle mecbur edilmesi yağma suçunu oluşturur. Her olayda cebir, şiddet ve tehdidin gerçekte mevcut olup, olmadığı hakim tarafından belirlenir. Ancak yağma cürmünde mağdurda yaratılan bu zorlama etkisi ciddi, önemli ve almaya karşı beklenen mukavemeti kırmaya uygun olmalıdır.
Somut olayımıza gelince;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinden 15 gün önce sanığın yolda gitmekte olan yakınan ve arkadaşlarına bıçak göstererek üzerlerindekini çıkartmalarını istediği ve sanığın mağdur ...'den 4,00 TL aldığı, mağdur ...'den ise cep telefonunu aldıktan sonra cep telefonunun başkasına ait olduğunu öğrenince iade ettiği, mağdur Mahir'den ise hiçbir şey almadan olay yerinden ayrıldığı,
27.04.2004 günü sanık ...'ın bu kere yakınanların eğitim gördüğü okulun önüne gelerek tenefüste pencereden dışarı bakmakta olan mağdurları aşağıya çağırdığı, yanına gelen mağdurlardan cep telefonlarının olup olmadığını sorduğu, mağdurlar ... ve ...'ın olmadığını belirtmelerine karşın, bu zaman ve zemin diliminde hiçbir cebir, şiddet, tehdit ve/veya zor kabul edilecek bir hareketle karşılaşmayan yakınan Mahir'in kendisine ait cep telefonunu çıkarıp sanığa teslim ettiği, sanığında bu cep telefonunu bir sonraki tenefüste getireceğini söyleyerek ayrıldığı ve getirmemesi üzerine olayın okul idaresine bildirilmesi şeklinde gelişen olayda;
Sanığın ilk olaydan 15 gün sonra yakınan ...'den cep telefonunu hiçbir zor kullanmadan isteyip alıp ayrılması şeklinde gelişen eyleminin, bu haliyle yağma suçunu nasıl oluşturduğu açıklanmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/13231, K. 2013/5853, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama