KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/14542 E., 2010/16367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ... hakkında kurulmuş olan hükmün incelenmesinde
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen dava konusu yağma eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık ... savunmanının temyiz dilekçesinde ve sanık savunmanı Av. ...'un duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulmuş olan hükmün incelenmesine gelince
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Eylem sırasında olay yerinde bulunan katılan ..., yakınan ... ve tanık ...'ın olay sonrası kollukça alınan beyanlarında, sanığın yüzünü tam olarak göremediklerini ifade etmeleri.
Cumhuriyet Savcısınca yaptırılan 07/01/2009 günlü yüzleştirme tutanağının içeriğine göre ise, adı geçen katılan ile yakınanın sanığı kesin olarak teşhis edemeyip, kamerada görülen kişiye benzediğini ifade edip, kovuşturma aşamasında da benzer ifadelerle kesin teşhiste bulunamadıkları, sanığın eylem sırasında kaydedilen görüntülerinin ise, çıplak göz veya gözlem ile kesin bir teşhise olanak verecek nitelikte olmadığının dosya içerisinde bulunan görüntü ve fotoğraflardan anlaşılması, hükmün gerekçesinde gösterilen diğer kanıtlarında kesin nitelikte olmaması karşısında, suçun sanık tarafından işlendiği konusunda kuşku oluştuğu gözetilerek;
bir kez de eylem sırasında elde edilen kamera kayıtlarıyla, dosya içerisinde bulunan sanığa ait fotoğrafla (olanaklı ise kendisi) Adli Tıp Kurumuna gönderilip, işyerine ait güvenlik kamerası tarafından kaydedilen ve sanığa ait olduğu iddia edilen görüntülerin (yüzün görünen kısmı, kulak, boy, vücudun genel görünümü ve diğer yönleri itibarile) sanığa ait olup olmadığı sorulup araştırılarak sonucuna göre, kanıtlar bir bütün olarak değerlendirildikten sonra hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/14542, K. 2010/16367, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama