18.03.2003 günlü kararın sanık ... ... savunmanının temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “5237 sayılı TCY hükümleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesi” için bozulmasından sonra, Mahkemece hem anılan sanıklar hem de hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık ... hakkında duruşma açılıp, 03.05.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün, 2007/8-125 esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ... ilişkin ilk hükmün, anılan sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'in tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 03.05.2007 tarihli ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de olanaklı değildir.
Bu nedenlerle ... hakkında verilen 03.05.2007 tarihli karara yönelik konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.