KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/15260 E., 2013/24496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...'a tayin olunan ceza süresine göre duruşmalı inceleme isteminin REDDİNE, Temyiz süresinin son günü resmi tatil olup, tatilin bitiminde ilk iş günü temyiz isteminde bulunan Sanık ... savunmanının temyiz istemi süresinde olduğundan, tebliğnamedeki red düşüncesi benimsenmemiştir.
I-) Sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine.
“53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar.
53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 05.12.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-) Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık ... müdafiinin, müşteki ve vekilinin kovuşturma aşamasındaki beyanlarında; dosyada yargılanmakta olan ... ile eylemi gerçekleştiren ve kendini ... olarak bildiren kişinin aynı kişiler olmadığı, bu hususa ilişkin Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/261 esas sayılı dosyası dava açıldığı, temyiz dilekçesinde de buna ilişkin belgelerin ibraz edildiği, ayrıca yakınanın beyanına göre sanık olarak yakalanıp İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/213 Esas sayılı dosyası uyarınca 24.07.2003 günü tutuklanıp 19.08.2003 günü tahliye edilen ...'ın olayın gerçek faili olduğunun ileri sürülmesi karşısında; İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dosyası kapsamında yakalanan ve tutuklanan kişinin parmak izi, emniyet suç sicili ile cezaevi tutuklu defterindeki fotoğrafı incelenip,
kovuşturma aşamasında yapılan yüzleştirmede olayın asıl faili olmadığı ileri sürülen ve sevk tutuklaması ile huzurda dinlenilen ...'a ait parmak izi ve fotoğrafla karşılaştırılarak, fotoğrafların gerektiğinde anne, baba, kardeş, amca veya dayı gibi kendilerini tanıyan akrabalarına gösterilerek sanık olarak yakalanan ve sahte kimlik kullandığı iddia edilen kişinin gerçek kimlik bilgilerinin saptanmasından sonra, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/15260, K. 2013/24496, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama