KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/15972 E., 2012/8395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2010 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu;
gece saat 04.00 sıralarında yakınanın işyeri kapısının sağlam nitelikteki asma kilidini levye ile kırıp açarak içeriden hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143/1. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek anılan suçlardan hüküm kurulup verilmesi gerekli ceza miktarı hesaplanmadan 5237 sayılı Yasanın hükümlü yararına olduğu kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması
2-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522/1, 81/2-3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 116/2-4, 151/1 ve 5271 sayılı CMK’nun değişik 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümleri de göz önüne alınarak hükümlü yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu;
3-Kabule göre de, hükümlünün, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/15972, K. 2012/8395, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama