Hükümlüler hakkında kurulan Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2004 gün ve 2003/177 Esas, 2004/13 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan Hakan Tekin ve Yusuf Alay’a ilişkin ilk hükmün, sanıklar savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine,
hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlüler hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, istem gibi REDDİNE;
5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanıklar Hakan Tekin ve Yusuf Alay hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanık Hakan Tekin’in eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1-son maddesindeki hırsızlık ve sanık Yusuf Alay’ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 512/1.maddesindeki hırsızlık malı kabul etmek suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 08.08.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Hakan Tekin ve Yusuf Alay savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.