KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/17599 E., 2011/5022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde
Sanık hakkında kurulan Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2004 gün ve 2000/345 Esas 2004/34 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Sanık hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ...’a ilişkin ilk hükmün, sanık ... ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2005 tarih 2005/92870 sayılı yazısı ile “31.03.2005 günlü resmi gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Şekli hakkındaki kanunun 8.maddesinin 2.fıkrasındaki Bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup,
temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından lehe kanun uygulanması yönünden mahkemesince değerlendirme gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemeye iade edilebilir” denilerek dosyanın tevdiine karar verildiği ve mahkemece Yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın da yargılamaya katılarak 21.04.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, sanık hakkında verilen 16.07.2003 gün ve 2002/769 Esas 2003/489 Karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; sanık ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, istem gibi REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince
Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 24.04.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/17599, K. 2011/5022, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama