KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/17702 E., 2011/6027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde
Sanıklar hakkında kurulan Tavşanlı Sulh Ceza Mahkemesinin 20.05.2002 gün ve 2001/383 Esas 2002/188 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Sanıklar hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’e ilişkin ilk hükmün, sanık ... tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7 .Ceza Dairesinin 17.11.2005 tarih 2004/38150 esas,
2005/20142 sayılı kararı ile “hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanun Yürürlük ve Uygulanması şekli hakkında kanun 5349 Sayılı kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...’e teşmiline ” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ... de yararlandırılarak 20.03.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı;
sanıklar hakkında verilen 20.05.2002 gün ve 2001/383 Esas 2002/188 sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanıklar hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; sanıklar ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 17.05.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/17702, K. 2011/6027, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama