KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/1990 E., 2010/13931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanıkların, açık arazide çobanlığını yaptığı hayvanların başında uyumakta olan yakınan ...’nu silahla etkisiz hale getirip, göz ve ellerini bağlayıp hayvanları alabilmek için uzak bir yere götürüp burada uzun süre alıkoyduktan sonra, bağlı olduğu halde bırakarak gerçekleştirdikleri eylemlerinin 765 sayılı Yasanın 499. maddesinin ikinci cümlesinde yazılı suçu oluşturduğu; lehe olduğu saptanan 5237 sayılı TCY.nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCY.nın 499. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu,
eylemin 5237 sayılı TCY.nın 149/1-a-c-h maddesine uyan yağma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 109/2, 109/3-a-b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, hükmün gerekçesinde eylemin 765 sayılı TCY.nın 495/2. maddesindeki suçu oluşturacağı kabul edilip, hüküm fıkrasında ise 5237 sayılı Yasa uyarınca yalnızca yağma suçundan hüküm kurulup, özgürlüğü kısıtlama suçundan ceza verilmemek suretiyle eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Avukat ...’un duruşmada ileri sürdükleri itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA; bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. Fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Suçun, sanığın olayın gelişimine uygun, diğer maddi kanıtlarla desteklenen kabulüyle çözümlenmesi, sahte kimliklerle aldıkları sim kartı ile cep telefonu kullanan diğer suç arkadaşlarının gerçek kimliklerinin belirlenmesi ve aşamalarda değişmeyen samimi anlatımlarına göre;
Suç arkadaşlarının, sanığı yapacakları hırsızlık eyleminde çalınan hayvanları taşımada kullanılacak kamyonda şoför olması için azmettirmelerinden sonra, eylem saatine kadar kamyon garajında bekleyen ve diğer sanıkların yağma biçiminde gerçekleştirdikleri eylemlerinden elde ettikleri küçükbaş hayvanları, olay yerinden farklı olan yükleme yerine kadar getirip, kendisine haber verilmesi üzerine yükleme yerine gelen sanığın kullandığı kamyona yüklendiğinin anlaşılması ve sanığın yağmalanan çobanı görmediği gibi suçun yağma biçiminde gerçekleştirildiğini kolluk tarafından yakalanmasından sonra öğrendiğini ileri sürmesi karşısında;
sanığın yağma eyleminin yapılacağını bildiğine ya da olay anında öğrendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu gösterilmeden, hırsızlık yerine yazılı biçimde yağma suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/1990, K. 2010/13931, 21 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama