KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/20834 E., 2010/13944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-“Mala Zarar Verme” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘TCK.nun 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-“Hırsızlık” ve “İşyeri Dokunulmazlığını Bozma” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın yüklenen suçları işlemediğini savunduğu, yakınanın, işyerini saat 21:30’da kapattığı ve ertesi gün 06:30 sıralarında işyerine geldiğinde olaydan haberdar olduğunu bildirdiği ve suç tarihinde güneşin 06:09’da doğduğunun anlaşılması karşısında; suçların TCK.nun 6/1-e maddesi uyarınca “gece” işlendiğine ilişkin kanıtlar kararda gösterilmeden, hırsızlık suçundan kurulan hükümde temel cezanın aynı Yasanın 143. maddesiyle artırılması, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili hükümde temel cezanın TCK.nun 116/4. maddesiyle belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/20834, K. 2010/13944, 23 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama