KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/22502 E., 2011/287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
12.08.2009 tarihli yakalama, üst arama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağı, tanık polis memurları ile mağdurlar ... ve ...'in anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde geceleyin mağdur ...'in evine girdiği, evden aldığı içinde ziynet eşyaları bulunan kırmızı renkli torba ile birlikte balkona çıktığı sırada, polis memurlarının geldiğini fark ederek, balkonda gizlendiği, mağdurun da eve gelmesiyle, polis memurlarının sanığı yakalamak için eve girdikleri sırada sanığın balkondan atladığı,
bu sırada elindeki hırsızlık suçuna konu ziynet eşyalarının bulunduğu torbayı attığı ve olay yerinden kaçmak isterken polis memuru olan mağdur ... tarafından engellenmeye çalışıldığı, bu nedenle kendisini yakalanmaktan kurtarmak için mağdur polis memuru ile boğuştuğu ve elinden kurtularak kaçtığı, olay sonrası yapılan araştırmada evden aldığı kırmızı torbanın balkonun altında, sanığın atladığı ve polis memuru ile boğuştuğu yerde bulunduğu,
sanığın elindeki hırsızlığa konu torbayı attıktan sonra polis memuruna cebir uyguladığı ve amacının artık torbayı götürmek değil kendisini suçtan ve cezadan kurtarmak olduğu anlaşıldığına göre, olayda yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın eylemlerinin hırsızlık suçuna kalkışma, geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/22502, K. 2011/287, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama