KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/23000 E., 2011/1090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık - Konut Dokunulmazlığını Bozma - Mala Zarar Verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yakalandığında ... ...ye ait kimlik bilgilerini kullanarak kollukta ifade vermesine ilişkin eyleminin iftira suçunu oluşturması karşısında, bu suçtan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş,
Sanığın suç tarihinde geceleyin yakınan ...’ya ait evin açık balkon kapısından içeri girerek altın ziynet eşyaları ile aracının anahtarını alarak dışarıda park halinde bulunan aracı anahtarla çalıştırarak çalması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğunun gözetilmemesi ve ayrıca yakınan ...’ya ait aracın plakalarını belirlenemeyen bir zaman diliminde çalması eyleminin ise, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturması karşısında, suçun gece işlendiği kabul edilerek anılan Yasanın 141/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması, sonuç ceza sanığın lehine olduğundan ve karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrer olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/23000, K. 2011/1090, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama