KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/23713 E., 2013/21551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Kısmen beraat, Kısmen mahkumiyet
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-O Yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e karşı işlenen eylemden kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
İddianamede sınırlarının çizilmesi suretiyle yargılamaya konu edilen eylemin hükmünde konusu olması gerektiğinin yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması ve sanıklar ... ile ... hakkında adı geçen yakınan ...'e karşı işlenen eylemden dolayı herhangi bir şekilde usulüne uygun olarak dava açılmadığının anlaşılması karşısında; iddianamenin dışına çıkılarak verilen beraat kararı yok hükmünde sayılacağından, O Yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ile ... hakkında yakınan ...'e karşı işlenen eylemden dolayı kurulan hükme yönelik konusu bulunmayan temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317 maddesi uyarınca REDDİNE,
II-O Yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a karşı işlenen eylemden kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
III-O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık ...'ın yakınan ...'e ve sanık ... tarafından yakınan ...'a karşı işlenen eylemlere karşı ve sanıklar savunmanlarının sanık ... tarafından yakınan ...'a, sanık ... tarafından ise yakınan ...'e karşı işlenen eylemlerden dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında yakınan ...'e, sanık ... hakkında ise yakınan ...'a karşı işlenen eylemden dolayı usulüne uygun bir şekilde kamu davası açıldığı halde yargılama sonucunda anılan eylemlerden dolayı herhangi bir şekilde hüküm kurulmamış olması,
2-Yakınan ...'in olaydan hemen sonra hastahanede gördüğü hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ı kesin olarak teşhis ettikten sonra daha sonraki aşamalarda sanıklardan ...'ü teşhis ederken daha önce teşhis ettiği ...'ın kendisini yağmalayan üçüncü şahsa benzediğini beyan etmesine karşın, bu hususun mahkemece açıklığa kavuşturulmamış olması karşısında;
öncelikle hakkında beraat kararı verilen ...'ın daha sonra yakınan tarafından teşhis edilen sanık ... ile ... ve ...''a benzeyip benzemediğinin mahkemece gözlemlenmemesi ve ... hakkında dava açılıp açılmadığının dosya içeriğinden anlaşılamaması nedeniyle, öncelikle yakınan tarafından teşhis edilen ... hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, olanaklı ise her iki dava birleştirilerek,
yakınan tarafından teşhis edilen ...'ın daha sonra teşhis edilen ... ile yanındaki arkadaşlarına benzeyip benzemediği gözlemlenerek mağdurun teşhisinde yanılgı olup olamayacağının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturmasından sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek savunmanın aksini ispatlayan kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde yeterince açıklanmadan sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Sanık ... savunmanının son oturumda yakınanların zararlarının karşılandığı için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etmiş olmasına karşın, bu hususun araştırılmamış olması ve mağdur ...'a karşı işlenen eylemden dolayı sanık ...'ın da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma olanağının mevcut olması karşısında; öncelikle yakınanların zararlarının karşılanıp karşılanmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/23713, K. 2013/21551, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama