KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/240 E., 2010/16892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınanın 21.01.2009 tarihli duruşmada “dava açıldıktan sonra sanığın yakınlarının yağma sonucu alınan 400 TL'yi ödemek üzere müracaat ettiklerini, kendisinin işin mahkemeye havale edilmesi nedeni ile kabul etmediğini, hatta duruşma salonuna girerken de teklifte bulunduklarını” belirtmiş ise de, aynı duruşmada sanıklara yakınanın zararını gidererek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaları için 11.03.2009 tarihli duruşmaya kadar süre verildiği,
bu duruşmada sanıkların maddi durumlarının iyi olmadığını söyledikleri ve sanıkların yakınanın zararını gidermek için karar duruşmasına kadar herhangi bir ciddi girişimde bulunmadıklarının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki etkin pişmanlık nedeni ile 5237 sayılı TCK.nun 168/2-3. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği düşüncesi benimsenmemiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gözetilerek 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak,
yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/240, K. 2010/16892, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama