KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/24114 E., 2013/18010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Ümraniye 3.Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ...’ın kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanıkların önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmalarının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına,
adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince ve ayrıca sanık ...'ün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, adları geçen sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıkların, yakınına ait işyerine taklit anahtarla kilit açmak suretiyle girip hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesi yerine, yazılı biçimde aynı Yasanın 142/1-b bendi ile hüküm kurulması, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılmasına göre de, sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/24114, K. 2013/18010, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama