KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/25080 E., 2013/17068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, hürriyeti tahdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2010 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlüler yararına olan Yasanın belirlenmesine ilişkin 31.03.2006 tarihli kararın önceki yargılama sırasında, hükümlüler ... ve ... tarafından verilen vekaletnameye dayanarak vekili olarak savunmanlığını yapan Av....'in yüzüne karşı verilip, adı geçen savunmanın uyarlama kararını süresi içinde temyiz ettiğinin ve Dairemizin 14.09.2009 tarih, 2008/13-2009/11956 sayılı kararı ile,
“Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK.nun 138, 141 ve 5271 sayılı CMK.nun 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde savunman talep edebileceği gibi şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış yada sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın savunman atanacağı, baroca istem halinde veya Yasa gereği zorunlu olarak atanan savunmanın görevinin hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu,
kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da;
örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2000 günlü 1999/630-2000/294 sayılı kararının sanıklar ve savunmanı tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.02.2001 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği, mahkemece hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılarak verilen uyarlama kararının görevi son bulunan savunmana tebliğ edildiği,
hükümlülerin uyarlama kararından haberdar olmadığı ve hükmün de savunman tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; yokluğunda İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2006 günlü, 1999/630-2000/294 sayılı kararın hükümlüler ... ve ...’ye tebliğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılamadığından varsa eklenmesi, yoksa tebliği ile bu belge ve sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine” karar verildiği,
iade üzerine hükümlülere gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı ancak çıkartılan davetiyede kararın savunmanlarca temyiz edildiğinin belirtilmediği gibi, hükümlü ...'ye Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin de usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; vekalet ilişkisinin dolayısıyla savunmanlık görevinin, hükmün kesinleşmesiyle son bulduğu, adı geçen avukatın uyarlama istemi üzerine verilmiş olan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, hükümlülerden anılan avukat ile vekalet ilişkisinin devam edip etmediği ve temyizine muvafakatı olup olmadığının sorulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/25080, K. 2013/17068, 11 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama