KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/25707 E., 2011/2082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...’ın hırsızlık eylemlerini gerçekleştirmek için girdiği otel odalarının kapılarında, ... Hotel ‘de yakınan ...’e karşı gerçekleştirilen eylem dışında zorlama izi olmadığının belirlenmesi, sanığın yakalandığında üzerinde iki adet sert plastikten yapılmış ve ... Otel’deki hırsızlık eylemleri sırasında oda kapılarını açmak için kullandığını açıkça kabul ettiği kartların bulunması karşısında, diğer eylemleri sırasında kapının nasıl açılmış olabileceğine ilişkin yerinde keşif yapılıp belirlenmeden, eksik araştırma ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde her iki sanık hakkında TCY.nın 142. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi yerine, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendiyle hüküm kurulup;
Sanık ...’la önceden suç işlemek için anlaşıp, yaptıkları iş bölümü gereği yardım eden sanık ...’nin hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarına doğrudan katıldığı gözetilmeden, hakkında TCY.nın 39. maddesiyle uygulama yapılması;
Sanık ...’ın adli sicil kaydında yer alan Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.3.2001 tarih ve 2001/261– 838 sayılı ilamıyla verilip 7.2.2004 tarihinde kesinleşmiş ve 14.8.2009 tarihi itibariyle henüz infaz edilmemiş olan 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas oluşturduğu düşünülüp hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/25707, K. 2011/2082, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama