KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/25846 E., 2013/9397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Düşme
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/10/2010 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanık ... ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca yöntemince uzlaştırma girişiminde bulunulmadan, yasal olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-) Sanıklar ..., ... ve ... ... ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanık ...’nın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların, kapıları kilitli olan ve orjinal olmadığı yönünde bir iddia ileri sürülmeyen yakınana ait aracın kapısını bıçak ile alt kısmından zorlayarak açmak suretiyle teyp çaldıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun anahtarla ya da diğer bir aleti anahtar gibi kullanarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, haklarında 5237 sayılı TCK’nun 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
2-)5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu,
Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanıkların özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanakları varken yalnızca gereksinimleri kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3-)Sanıklar savunmanlarının son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını istemelerine karşın, 5237 sayılı Yasanın 51 ve 62. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir karar verilmemesi,
4-) Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
5-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereği sanıklar ... ve ... ... ...’un hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/25846, K. 2013/9397, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama