KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/28112 E., 2013/16421 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... ...hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın Uyap'tan alınan adli sicil kaydında, Malatya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2006 gün, 2006/219- 2006/736 sayılı 19.01.2007 günü kesinleşen 6 ay 20 gün hapis cezasının, 17.07.2007 günü infaz edildiği ve suç tarihi itibari ile tekerrüre esas bulunduğu ve 5237 sayılı TCY’nın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ...savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına”, cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
2-Sanığın TCK’nın 53.maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.madde ve fıkraları gereği, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/28112, K. 2013/16421, 15 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama