Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, geceleyin, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması ve yol kesmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (b) ve (d) bentlerinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında mala zarar verme, yağma ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, geceleyin, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması ve yol kesmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (b) ve (d) bentlerinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve yağma suçu bakımından duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanık tarafından işlendiği,
Kovuşturma aşamasında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının belirtilmesi, mahkemece mükerrirlik uygulamasına esas alınan Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/287-252 esas ve karar sayılı kararında, sanığın birden fazla işlemiş olduğu eylem nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği, aynı ilam içerisinde hükmolunan cezaların her birinin birbirinden bağımsız hüküm olduğu ve en ağırı cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, cezaların toplamı üzerinden yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz dilekçesinde ve yağma suçu bakımından duruşmada ileri sürdüğü itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarının 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinden “neticeten 4 yıl 7 ay 16 gün” yazılı olduğu kısımların çıkartılması;
yerlerine “765 sayılı yasanın 403/5. maddesi uyarınca verilen 3 yıl 4 ay hapis ve 366 TL adli para cezası” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan ve yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
1- Suçta kullanılan tabanca ve mermilerinin, 6136 sayılı Yasa kapsamında silahlardan olup olmadığı, atışa engel bir halinin bulunup bulunmadığı ve sayı veya nitelik bakımından vahim olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yöntemince saptanıp Ekspertiz raporu aldırılmadan, yargılamaya devamla eksik inceleme ile ... hakkında yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının belirtilmesi, mahkemece mükerrirlik uygulamasına esas alınan Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/287-252 esas ve karar sayılı kararında, sanığın birden fazla işlemiş olduğu eylem nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği, aynı ilam içerisinde hükmolunan cezaların her birinin birbirinden bağımsız hüküm olduğu ve en ağırı cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, cezaların toplamı üzerinden yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 16.03.2011 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...’un katıldığı oturumda, sanık savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.