KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/3137 E., 2013/3656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; sanık savunmanları duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde duruşmaya gelmedikleri ve bir mazerette bildirmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluş, dosya içeriği ve yakınanın tüm aşamalardaki beyanlarına göre; suç tarihinde geceleyin otomobili ile seyir halinde olan yakınanın aracına taş atılması üzerine durarak, aracını kontrol ettiği sırada yüzü kapalı bir şahsın elinde tabanca olduğu halde yakınanın cep telefonunu (içinde [TELEFON] nolu sim kart olduğu halde) ve 180 TL parasını yağmaladığı,
ardından içinde 2 kişi daha bulunan bir araca binerek olay yerinden uzaklaştığı, diğer şahısların olaya müdahale etmedikleri ve bıçak ya da başkaca delici bir aletin olayda kullanılmadığı somut olaya ilişkin yapılan araştırmalarda, sanıkların bir başka suç nedeniyle yakalandıkları ve gözaltına alındıkları, soruşturma aşamasında polislerce alınan ifadelerinde ve yer gösterme tutanağındaki beyanlarında, yakınanın anlatımlarından farklı olarak; eylemi birlikte işlediklerini, bunu yaparken birinin bıçak diğerinin tabanca kullandığını belirttikleri;
ancak sanıkların sorgu ve yargılama aşamasında bu ikrarlarından dönerek atılı suçu işlemediklerini, polis baskısıyla bu şekilde beyanda bulunduklarını savundukları, sanıkların avukat huzurunda alınmayan kolluk beyanlarının dahi mağdurun olayın oluşu ile ilgili anlatımıyla örtüşmediği, yakınanın da sanıkları teşhis edemediğinin dosya kapsamından anlaşılması ve vaki duraksamalar karşısında.
CMK'ya göre elde edilen deliller ile bugünden dünü öğrenebileceğimiz kuralı dikkate alındığında öncelikle,
1- Dosyaya celp edilen HTS kayıtlarınından anlaşıldığı üzere suç tarihinden sonra yakınana ait sim kart dahil başkaca sim kartlarla da kullanılmak suretiyle 26.4.2004 tarihinden 31.05.2004 tarihine kadar görüşmeler yapıldığı anlaşılmakla; yakınana ait telefon hattıyla aranan numaraların sanıklarla bir rabıtası olup olmadığı araştırılarak ve bu kapsamda kolluk tutanaklarında belirtilen yağmaya konu cep
telefonunun kesin olarak saptanacak cihaz numarası ile HTS kayıtlarındaki farklı cihaz numaraları da dikkate alınarak kullanılan diğer cep telefonlarının (özellikle sanıkların karıştığı iddia edilen 03.05.2004 tarihindeki yağma eylemine konu Cesim Tayşan'a ait cep telefonunun) sanıkların üzerine kayıtlı GSM numaralarıyla kullanılıp kullanılmadığına ilişkin ayrıntılı ve tüm operatörleri kapsayan baz istasyonu ve görüşme dökümleriyle ilgili bilgiler Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından yasal zeminde temin edilip tespiti ile gerektiğinde cep telefonunu kullanan kişiden/kişilerden, telefonu nasıl kimden aldıkları araştırılıp, yapılacak karşılaştırmaya göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dosya kapsamında tanık olarak beyanına başvurulan ...'ün özetle; “[NUMARA] nolu sim kartın kendisine ait olduğunu, bu sim kartı 3-4 yıl kadar önce kendi adına ancak yiğeni Ercan Gül'ün kullanması için satın aldığını, olaydan kolluk marifetiyle haberdar olması üzerine yiğeninin yanına giderek kullanmış olduğu Nokia 61 00 marka cep telefonunu emniyete ibraz etmek üzere kendisinden aldığını, telefonu nereden nasıl aldığını sorduğunda ise ...'ün tarihini tam olarak bilemediği Mayıs ayında bir hafta sonu, Şanlıurfa ilinde Fen-Edebiyat Fakültesi,
Edebiyat bölümü 2.sınıfta öğrenci olan dayısının oğlu olan ...in yanına ziyarete gittiğinde o zamana kadar kullanmış olduğu Nokia 83 marka cep telefonunu değiştirmek istediğini, akrabası ...'in tanımış olduğu ... isimli şahsa ait işyerine birlikte giderek kendisine ait cep telefonunu verip Nokia 6100 marka cep telefonunu 330 Milyon TL'ye satın aldığını, bahse konu işyerine nüfus cüzdanı verip işyerine ait kartviziti aldığını öğrendiği...” belirterek Hüseyin İpek isimli kişinin işyerine ait dosyada mevcut kartviziti kolluk birimlerine teslim ettiğinin anlaşılması karşısında.
Didem İletişim isimli işyerinin sahibi olduğu anlaşılan Hüseyin İpek'in açık adresinin ilgili yer Ticaret Sicil Müdürlüğünden, ya da gerektiğinde Savaş Başçik isimli kişinin açık adresi tespit edilip beyanlarına başvurularak Hüseyin İpek'e ulaşılıp bahse konu cep telefonun, eline nasıl geçtiği açıklığa kavuşturulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Sanıkların olay yerinden bir otomobil ile kaçtıkları yakınan tarafından beyan edilmesi karşısında, yakınandan söz konusu aracı tespite yarar özellikleri (marka, model) sorulup öğrenilerek gerektiğinde aracın tespiti bakımından; sanıklara ait bir araç olup olmadığı, sanık tarafından herhangi bir şekilde olay tarihinde bir araç kiralanıp kiralanmadığının saptanmasından sonra, tüm kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilip yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/3137, K. 2013/3656, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama