KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/31938 E., 2012/1070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamede Akuğur Alışveriş Merkezi'nden yapılan tek hırsızlık eyleminin anlatıldığı ve bu suça yönelik tek sevk maddesinin gösterildiği, buna karşın sanıklar hakkında “zincirleme suç” hükümleri yönünden 1412 sayılı CMUK'nın 163. (5271 sayılı CMK.nun 170.) maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusunun dışına çıkılarak yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı öngörülmekte, buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 34. maddesinde de "Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır." hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar.
Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar ise 5271 sayılı CMK.nun 230. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre sırayla; a-) İddia ve savunma, bunların dayandırıldığı ve mahkemece toplanan kanıtların neler olduğu, b-) Kanıtların tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, c-) Tüm bunların ışığında ulaşılan kanı; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi, d-) Cezayı ağırlatan ve hafifleten veya değerlendirmeye bağlı nedenlerle cezayı kaldıran yasal nedenlerin bulunup bulunmadığı,
bunlara ilişkin istemlerin kabul veya reddiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin nedenler, e-) Cezanın ertelenmesine, tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirinin uygulanmasına yönelik veya bu konulardaki istemlerin kabul veya reddine ilişkin dayanaklar gösterilecektir.
Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 5271 sayılı CMK.nun 289/1-g maddesi uyarınca kesin bozma nedenini oluşturur.
Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230. maddeleri gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan, gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/31938, K. 2012/1070, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama