KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/4608 E., 2013/1402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin hükümlere yer verilmediği halde, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesine yanlış anlam verilerek her üç suçtan verilen cezaların toplanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasından 99. maddeye ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilmeyerek, uzlaşma girişiminde bulunulmadan, yazılı biçimde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/4608, K. 2013/1402, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama