KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2010/6992 E., 2010/13757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında zamanaşımı içinde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu nedeniyle işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Her bir suç nedeniyle ayrı ayrı hükmolunan cezaların tür ve süresine göre, sanık ... savunmanının duruşmalı temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
A- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
23.08.2008 tarihli “Yüzleştirme Tutanağı” ve bu tutanağı doğrulayan tanık anlatımlarına göre, yağma olayının mağdurlarından olan katılan ..., olaydan 4 gün sonra yakalanan sanık ...’ı olayı gerçekleştiren kişilerden biri olarak gösterdiği ve bu iddiasını istinabe suretiyle alınan yargılama aşamasındaki anlatımında sürdürdüğü sabit ise de, olayın diğer mağduru olan katılan ..., sanık ...’ı olay yerinde görmediğini beyan etmesi, sanık ...’ın olaya katıldığına ilişkin anlatımı bulunan sanık ...’nın, yargılama evresinde bu anlatımından dönmesi, sanığın tüm aşamalarda olay saatinde çalışmış olduğu “...” adlı işyerinde bulunduğunu iddia etmesi,
08.09.2008 tarihli “İzleme Tutanağında” ki işyeri kamera kayıtlarında, sanık ... olduğu iddia edilen kişinin olay günü saat 01.50 saatine kadar işyerinde bulunduğunun saptandığının anlaşılması karşısında;
Öncelikle her iki katılanla sanık ...’ın olanaklı ise yüz yüze, değilse teşhise olanak sağlayacak şekilde olan fotoğraflarından teşhis ettirilmesi, katılanlara ait adı geçen sanığın olay yerinde bulunup bulunmadığına ilişkin anlatımları arasındaki çelişkilerin sorulup giderilmeye çalışılması, sanığın çalıştığını iddia ettiği işyerine ait kamera güvenlik kayıtlarının orijinal olup olmadığı, ekleme yapılıp yapılmadığı, olay gününe ilişkin kayıtlar olup olmadığının bu konuda uzman olan resmi bir kuruluştan araştırılıp saptanması,
bu saptama yapıldıktan sonra denetime olanak sağlayacak şekilde sanığın hangi saatlerde işyerinde bulunduğunun saptanması, olay saati kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra, sanığın görüntüde olmadığı saatlerde ... beldesindeki işyerinden olay yerine gidip gidemeyeceğinin belirlenmesi, dosyada bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından gönderilen iletişim tespit bilgilerinin denetime olanak sağlayacak şekilde çıktısı alınıp onaylanarak, sanığa ait telefonun olay saatlerinde hangi baz istasyonundan sinyal verdiğinin ve sanığın çalıştığı işyerinin bulunduğu ... beldesi ile olayın geçtiği yer olduğu iddia edilen ...
Beldesinde kaç tane baz istasyonu olduğunun, yani her iki beldede olan cep telefonlarının tek bir baz istasyonundan mı.
Yoksa farklı baz istasyonundan mı sinyal verdiğinin araştırılması ve sanıklara ait olduğu anlaşılan “...”, “...” ve “...” nolu cep telefonların suç tarihi ve saatlerinde birbirleriyle görüşüp görüşmedikleri ve hangi baz istasyonunun bulunduğu bölgeden sinyal verdiklerinin araştırılıp saptanması ve sanıkların olay yerine geldikleri ... plakalı aracın kime ait olduğu, sanıklardan kim veya kimler tarafından kullanıldığının saptanmasından sonra, tüm kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yetinilip yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/6992, K. 2010/13757, 19 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama