İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/90 K.2010/126

6. Ceza Dairesi 2010/6-90 E., 2010/126 K.

Esas2010/90Karar2010/126Tarih25 Mayıs 2010Okuma5 dk · 1.059 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/90
Karar No
2010/126
Karar tarihi
25 Mayıs 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.059 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

6. Ceza Dairesi 2010/6-90 E., 2010/126 K.

CEZALARIN İÇTİMAI

TEMYİZİ KABİL OLAN VE OLMAYAN HÜKÜMLER

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 50 ]

5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 155 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 223 ]

5275 S. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA ... [ Madde 99 ]

5275 S. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA ... MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİ VE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ

1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 305 ]

"İçtihat Metni"

Sanık M.. A..’ın, güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCY’nın 155/2, 168/2, 31/3, 62, 52/2 ve 50/1-c, a maddeleri uyarınca 2000 YTL ve 160 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, İ.. 4. Çocuk Mahkemesince verilen 14.12.2007 gün ve 311-652 sayılı hükmün, sanık müdafii ile yerel Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesince 26.12.2008 gün ve 16112-25061 sayı ile;

“5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık M.. savunmanı ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine”

” karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2009 gün ve 171073 sayılı ihbarnamesine konu edilen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.06.2009 gün ve 34550 sayılı yazısıyla;

“…Dosya kapsamına göre, sanığın, müşteki adına MNG kargo aracılığıyla gönderilen ve içerisinde hurda altın bulunan paketin hata sonucu çalıştığı iş yerine teslim edildiğini bildiği halde, bu altınları iade etmeyerek satmaya çalışması şeklinde kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 160. maddesinde düzenlenen şikayete bağlı suçu oluşturduğu ve müştekinin de şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir”

” açıklamasıyla, yasa yararına bozma yoluna başvurulması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 12.03.2010 gün ve 16736-2698 sayı ile;

“…Sanık hakkında hükmolunan 2000 TL. ve 160 TL'den ibaret cezalar tek bir hükmü meydana getirdiği cihetle, 6. Ceza Dairesinin anılan red kararı sanığın temyiz hakkını engelleyici bir karar olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itirazda bulunmaya yetkisi vardır. Bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14.12.2007 gün ve 2007/311-652 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi uyarınca reddine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.12.2008 gün ve 2008/16112-25061 sayılı kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca itirazda bulunulup bulunulmayacağının takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine…

…” karar verilmiş,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca da, 09.04.2010 gün ve 171073 sayı ile;

“…İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 14.12.2007 gün ve 2007/311-652 sayılı kararı ile güveni kötüye kullanma suçundan dolayı sanık hakkında özgürlüğü bağlayıcı cezadan çevrili olarak 2.000 TL adli para cezasına ve doğrudan (gün adli para cezası olarak) verilen 160 TL adli cezasına hükmedilmiştir. Hükmedilen toplam ceza miktarı 2.160 TL'dir. Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüdür ve bu karar hükmolunan cezanın türü, miktarı açısından temyiz yasa yoluna tabidir. Söz konusu hüküm, kararın türü ve cezanın miktarı açısından kesin nitelikte değildir”

” görüşüyle, Özel Dairenin “

“temyizin reddine”

” ilişkin kararının kaldırılması istemiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık Murat Acar’ın, 29.06.2007 tarihinde, yanlışlıkla çalıştığı şirkete gönderilen koliyi açarak içindekileri mal edinmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği olayda; Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, hükmün temyiz kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Dosya incelendiğinde;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, güveni kötüye kullanmak suçundan hüküm verilirken, 5237 sayılı TCY’nın 155/2. maddesinin hapis ve para cezasını birlikte içermesi, sanık hakkında verilen hapis cezasının da aynı Yasanın 50. maddesi uyarınca paraya çevrilmesi nedeniyle, ayrı ayrı 2000 YTL ve 160 YTL adli para cezalarına hükmedildiği ve yasalarımızda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı için bu iki cezanın toplanamadığı anlaşılmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun 15.07.2008 gün ve 174-191 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere;

Yeni ceza adalet sisteminde, önceki sistemde var olan “

“cezaların içtimaı”

” hükümlerine yer verilmemiştir. Bununla birlikte verilen cezaların toplanamayacağı veya hangi şartlarda toplanabileceğine ilişkin tek düzenleme 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesinde yer almaktadır. Bu maddenin başlığı; “

“Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması”

” olup; buna göre, “

“Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir”

”,

Şu halde, birden fazla hükümde yer alan cezalar sadece koşullu salıvermenin hesaplanması amacına dönük olarak infaz aşamasında toplanabilir, bunun dışında ise “

“cezaların içtimaı”

” mümkün değildir.

Öte yandan, 1412 sayılı CYUY’nın halen yürürlükte bulunan ve temyiz yasa yolunu düzenleyen 305. maddesinin ilk fıkrası; “

“Ceza mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir…

…” şeklinde başlamaktadır. Maddenin 1. bendinde ise “

“İkimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler…

… temyiz olunamaz”

” hükmü yer almaktadır.

Buna göre; bir kararın temyiz edilebilmesi için, o kararın “

“hüküm”

” niteliğini taşıması gerekmekte olup; mahkûmiyet kararının hüküm sayılacağı ise 5271 sayılı CYY’nın 223/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.

Bununla birlikte, bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hükmü oluşturmayıp, bu cezaların tamamı tek bir hükmü meydana getirmektedir. Bu nedenle de; hükmün içerisinde birden fazla “

“cezanın”

” bulunduğu hallerde, temyiz sınırının belirlenmesi açısından cezaların her birinin miktarına değil, toplam ceza miktarına bakılması gerekir. Buna karşılık, aynı kararın içerisinde birden çok hükmün bulunması halinde, temyiz sınırı her hüküm için diğerinden bağımsız olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesindeki düzenleme ise “

“birden fazla hükümdeki cezaların”

” temyiz yasa yoluna başvurma sınırı ile ilgili olarak değil, fakat infaz işlemleri ile ilgili olarak toplanması ya da toplanamamasına ilişkindir.

Diğer taraftan; “

“temyiz yasa yoluna başvurma”

” kişiye tanınmış bir hak olduğuna göre, bu hakkın daraltılması yorum yoluyla değil, ancak açık bir yasal bir düzenleme ile sağlanabilir.

Şu halde, somut olayda tek suç için verilen hükümde yer alan toplam para cezası miktarı 2160 YTL olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesi uyarınca temyiz kabiliyeti bulunmaktadır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 6. Ceza Dairesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.12.2008 gün ve 16112-25061 sayılı “

“temyizin reddine dair”

” kararının KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2010 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/90, K. 2010/126, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cezaların İçtimaı
  4. Temyizi Kabil Olan Ve Olmayan Hükümler
  5. Türk Milleti Adına
  6. Ceza Genel Kurulu Kararı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/90
Karar No
2010/126
Tarih
25 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/90 K.2010/126
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/91 K.2010/6744
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/91 K.2010/8008
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/91 K.2010/2815
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/91 K.2010/127
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/91 K.2010/127

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.