KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/10536 E., 2011/44640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... verilen eşkal üzerine yakalandıklarında kendileri hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla ... ... ve ... olarak tanıtıp, bu kişilere ait kimlik bilgilerini kullandıkları ve 20.05.2010 tarihli “Olay Yakalama ve Üst Arama Tutanağını” imzaladıkları, sanık ...'in de eylemden bir gün sonra adliye önünde şüphe üzerine yakalandığında, ... olarak tanıtıp bu kişiye ait kimlik bilgisini kullandığı ,diğer sanıklar ile adliye içerisinde karşılaştıklarında ... ve ... tarafından gerçek kimliğinin öğrenilmesi ve sanıkların eylemlerinin iftira suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında,
bu suçtan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, sanıklar ... ve ...'nun yakınan ...'e yönelik iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY’nin 119/1-c maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından; sanık ... hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerde;
tekerrüre esas alınan Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2004 gün ve 2003/31 Esas, 2003/219 sayılı kararda hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 765. sayılı TCK'nın 71. maddesi gereğince içtima edilen 2 yıl 10 ay 18 günlük kesinleşmiş cezanın olduğu anlaşılmış ise de; mahkemece mükerrirlik uygulamasında dikkate alınan kararın, mahkeme adı, tarih ve sayı içerecek şekilde açıkça belirtilmesi nedeniyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca infaz aşamasında en ağır cezanın dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/10536, K. 2011/44640, 26 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama