KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/11268 E., 2013/9679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2011 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ..., ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 492/1-son maddesi kapsamında kalan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 20.07.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2004 günlü, 2002/815 esas, 2004/40 karar sayılı hükümlülük kararının hükümlü ... yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan kararı aynı dosyada sanık olan ..., ./..
-2-
...’in yasal süresi içerisindeki temyizleri üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.11.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için, “diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmanın hükmü temyiz etmeyen ... içinde geçerli sayılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyulup, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ... de yararlandırılarak 10.10.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı hükümle cezalandırılan sanıklar hakkında birbiriyle çelişen hükümlerin verilmesinin engellenmesi ve temyiz yoluna başvurmayanlar aleyhine doğabilecek adaletsizlikleri önlemektir.
Anılan maddenin uygulanabilmesi için; aynı mahkemece aynı kararla birden çok sanığın hükümlendirilmesi, sanıkların fiilinde bağlantı bulunması, hükmün Cumhuriyet savcısı, katılan veya sanıklardan bir veya birkaçı tarafından ve sanıkların tümünü kapsamayacak şekilde temyiz edilmiş olması, hükmün cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık nedeniyle sanık yararına bozulması ve bu bozmanın hükmü temyiz etmeyen veya kendileriyle ilgili temyiz bulunmayan sanıklara da uygulanma olanağına sahip olması gerekecektir.
Suç unsurlarının oluşmaması, fiilin suç olmaması, cezanın azaltılması veya ortadan kaldırılmasını gerektiren nedenler de cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık olarak değerlendirilebilecektir.
Bu nedenle hükmün diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi, somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar ..., ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca adı geçen hükümlü hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
./..
-3-
...
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/11268, K. 2013/9679, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama