KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/12106 E., 2013/21773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2005 gün ve 2005/1240-2005/1737 sayılı kararındaki hükümlülüğe ait hapis cezasının 13.06.2004 tarihinde infaz edildiği infaz tarihi itibari ile 3 yıl geçen hükümlülük nedeniyle bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, bu ilam yerine sanığın adli sicil kaydında yazılı tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetlerin içinde İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.06.2007 gün ve 2005/537-2007/485 sayılı kararına konu olan hırsızlık suçundan hükmedilen para cezasının esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin ( 4 ), ( 5 ) ve ( 6 ).fıkralarında ‘‘ Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir.’’denilmiştir.Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde
uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür ile ilgili bölümün tamamen çıkartılarak,
yerine "5237 sayılı TCY’nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında, İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.06.2007 gün ve 2005/537-2007/485 sayılı kararına konu olan hırsızlık suçundan hükmedilen para cezasının mükerrirliğe esas alınmasına, 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesi ile hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/12106, K. 2013/21773, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama