KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2011/13042 E., 2013/23658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2.maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında,
sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır ceza niteliğinde olması nedeniyle tekerrüre esas olabilecek Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 gün 2002/61 Esas ve 2002/120 Karar sayılı kararına konu mahkumiyet kararının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir örnekleri denetime olanak verecek şekilde getirtilip sonucuna göre sanık hakkında tekerrüre esas alınacak ilam belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılmaması ve mağdurdan hırsızlanan bilgisayar malzemelerinin, kolluk görevlilerinin sanığı, 27.11.2007 günü yakalandığında üzerinde yaptığı üst araması sonucu, rızai iade olmadan ele geçirdiği anlaşıldığından,
somut olayda sanığın etkin pişmanlık iradesi ile hareket etmediğinin kabulü gerekirken, "etkin pişmanlık" müessesesine yanlış anlam verilerek cezasından uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi ile indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdur ve sanığın kollukta alınan ifadesinde, birbirleri ile uzlaşmak istemediklerini belirtmiş olması karşısında; tebliğnamede iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/l.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53.maddenin uygulanmasına" ilişkin bölümler çıkartılarak,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/13042, K. 2013/23658, 27 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama